ŞEHİR Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Kavak’ın Editörlüğünü Yaptığı “Siyaseti Yeniden Düşünmek” Serisinden İki Yeni Kitap Daha
3/25/2020
İstanbul Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Kavak’ın editörlüğünü yaptığı “Siyaseti Yeniden Düşünmek” serisinden iki yeni kitap daha.

​​​​İstanbul Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Kavak'ın dizi editörlüğünü yaptığı “Siyaseti Yeniden Düşünmek" serisinden iki yeni kitap daha raflardaki yerini aldı. Sehl b. Hârûn'un kaleme aldığı “Kaplan ve Tilki: Ahlak ve Siyaset Üzerine Düşünceler" ve Abdurrahim Şen'in kaleme aldığı “İslam Hukuk Düşüncesinde İktidar ve Meşruiyet" isimli kitaplar Klasik Yayınlarından çıktı.

Sehl b. Hârûn'un kaleme aldığı “Kaplan ve Tilki: Ahlak ve Siyaset Üzerine Düşünceler" kitabının tanıtım yazısında şu ifadelere yer verildi:

Erken Abbâsî dönemi katip ve ediplerinden Sehl b. Hârûn'un kaleme aldığı Kaplan ve Tilki, Kelîle ve Dimne'den sonra klasik Arap edebiyatında fabl türünde verilmiş ikinci eserdir. Eserde kaplan, kurt ve tilkinin diliyle bilgili ve tecrübeli bir katibin sultana isyan eden bir valiyle yaşadıkları anlatılır. Sembolik bir anlatım kullanılarak siyaset, ahlak, savaş, toplum, akıl, bilgi vb. konularda mesajlar verilir. Eserin yazılmasındaki amaçlardan biri de okuyucunun dil ve edebiyat bilgisini geliştirmektir. Buna uygun olarak eserde üst düzey edebî bir dil kullanılmış, şiir ve atasözlerine geniş bir şekilde yer verilmiştir. Kitapta ayrıca edebî bir dille yazılmış divan mektuplarının ilk örnekleri de yer alır. Bütün bunlar Kaplan ve Tilki'yi Arap edebî nesrinin ilk örneklerinden biri haline getirmektedir. Eserin bu yönünden faydalanmak isteyen okuyucular için elinizdeki neşirde metnin Arapça aslı Türkçe çevirisiyle karşılıklı sayfalar halinde yayınlanmıştır

Abdurrahim Şen'in kaleme aldığı “İslam Hukuk Düşüncesinde İktidar ve Meşruiyet" isimli kitabın tanıtım yazısında ise şu ifadelere yer verildi:

Fakihlerin ve siyaset düşünürlerinin, meşru bir iktidarın kurulması için gerekli gördükleri biat akdinin taraflarında (devlet başkanı – seçici kurul) aradıkları ilim, adalet, akıl gibi şartlara, özellikle on birinci yüzyıldan itibaren, güç, kudret, şevket (nüfuz gücü) ve menea (caydırıcı güç) sahibi olma nitelikleri eklenmiştir. Bu değişimin yaşandığı dönem, Abbâsî iktidarı yıllarıdır. Zira Abbâsî devletinin başlangıç yıllarından itibaren birbirinden farklı zaman aralıklarında ve bölgelerde de facto egemen pozisyonlar elde eden emirlikler ve hanedanlıklar ortaya çıkmıştır. Gücün periyodik olarak merkezden çevreye dağılmasına neden olan bu durum, Kureyş asabiyetinin zaafa uğradığı Abbâsî devletinin sonlarında ise, sosyo-politik açıdan toplum-içi güç dengelerinde belirleyici role sahip bazı unsurların iktidar üzerinde etkili olmasıyla gücü daha da zayıflayan hilafet kurumu, sembolik bir makama dönüştü. Bunun yanında bir de Moğol istilaları ve Haçlı seferleri gibi iki büyük meydan okuma, devlet ve toplumu beka endişesi içine sürükledi. Bunun doğal bir sonucu olarak iktidar yetkisini kullanan imamda veya ona uygulama yetkisini veren seçici kurulda aranan şartlar  bağlamında güç ve kudret niteliğine vurgu yapılmıştır. İktidar ve Meşruiyet, fakihlerin ve siyaset düşünürlerinin gerçekleştirdiği bu dönüşümü, temel ve yan kavramlarıyla beraber on birinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla kadar inceliyor.